Cuma, Kasım 07, 2008

-sınav mınav-

sınavlardan nefret ediyorum. yok yok hayır kötü geçen ve geçmesi muhtelem sınavlardan nefret ediyorum :(

Çarşamba, Kasım 05, 2008

aptalca birşey

bazen atıyoruz adımlarımızı, bazense yalanlıyoruz duramıyoruz sözlerin arkasında, geçiştiriyoruz es geçiyoruz. görmezden geliyor; korkuyor, yanlış şeylere yoruyoruz.

bazen geçiyoruz birbirimizden, bazen dönemiyoruz bakamıyoruz arkalara, bırakıyor boşveriyoruz. yanlış yerlerde oyalanıp doğru yerleri kaçırıyoruz.

sona giden yol... az kaldı.

Pazar, Ekim 26, 2008

İmlecimi kırıp, tuşlarımı çalmışlar...

Çok şey var anlatılacak, çok şey var yazılacak, çok şey var yaşanacak... Yarınlara taşınacak, temel atılacak, inşa edilecek çok şey var... Kırgınlıkları bi köşeye alıp yeni sayfalar açıyorum bu aralar. Sayfalara temiz şeyler yazıp çizip, silgi tüketmemek, boşlukları açıklamalarla doldurmamak, saklama gereği duymamak amaç. Hepsinden daha ziyade; yazarken dokunmamak huzursuz edici herhangi birşeye ve çizerken atlamamak detayları. Dersler sık boğaz ederken, saatleri saatlere bağlayıp boşluktan aşağı itiveriyor insan, arkasından bakmaya fırsat bile bulamıyor bazen. Üzülüyorum. Ödev var, sınav var, teslim var... Ucu ucuna ilmekleniyor herşey, örülüyor birer birer. Bitti demeye nefes almaya mecali kalmıyor insanın. Yine öyle bir zamanda gecenin üç buçuğunda sabahı bekliyorum yeni başlangıçlar için.

Ha bide kelimelerimi silmişler, söylemeyeyim diye. Kimse ulaşmasın diye. Oysa çok şey var anlatılacak, çok şey var yazılacak, çok şey var... Buna da alışırsın biliyorum, buna da "Ne yapalım buda böyle!" dersin. De bakalım. Alış bakalım...
not:1 saat kazanmışım bugün yeni günden çalınmış bir saat, evet koskoca bir saat :)

Perşembe, Ekim 16, 2008

Uyku

Bir melun uykudan uyandım, şaşkınlık var üzerimde çok rüya görmüşüm, çok da insan görmüşüm bu rüyalarda, çok şey gelip geçmiş. Uyandım. Rüyalarımda gördüklerim aklımın köşesinde ama tam da hayatımın içinde; bakışımda, tutumumda, davranışımda... Rüyaydı bitti o kötü uyku gitti. Ben varım, dimdik. Hafif uyku sersemi, yeni uyanmışlığın verdiği huysuzlukla, patavatsızlıkla... Gün aydın bana. Gün yeni.

Pazar, Ekim 12, 2008

Düşünce Dizileri...

"Hiç nefret ettiğin ve gerçekten de sıkı çalıştığın bir işin oldu mu? Uzun, sıkı bir çalışma günü. Sonunda evine gidersin yatarsın, gözlerini yumarsın. Ve birden kalkar ve farkına varırsın ki... O gün boyu çalışma sadece bir rüyaymış. İçine uyandığın hayatı asgari ücrete satmak yeterince kötüyken, Şimdi bir de rüyalarını bedavaya alırlar." in Walking Life