Pazar, Kasım 19, 2006

bunları bilmek yetmiyor, ama...

Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven ögrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.

Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.Onları affetmek gerekir.
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa aglasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, firsatın yanında cüce kalır.
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor

Cuma, Kasım 17, 2006

hain virüsler

gecenin ikisinde oturdum bilgisayarımın başına ama ekrana bakıp bakıp somurtuyorum.
yazılımıma giren hain virüsler resim ve müzik arşivimi talan ettiler :( en çok neye üzülüyorum biliyomusun bilgisayarımda hiç bi yere kaydetmediğim digital makinamdan direk aktardığım fotoğraflar vardı bide üzerinde oynadığım bi kaç fotoğraf?yaaa çok moralim bozuldu...anılarımı talan ettiler resmen...
hainler...zaten bi on gündür sınavlardan sonra girdiğim bunalımı atlatmaya çalışıyordum.hatta iki üç gündür çok iyi olduğumu bile söyleyebilirim.tabi bu data proses... vs. adlı virüsle zoraki tanışmamıza kadar...oyyy oyyy ne edicem ben şimdi yaw... :(

Cumartesi, Kasım 04, 2006

son bir kaç gün

çarşamba sınavım vardı.mat elimde patladı sanırım.bi haftadır zaten etrafta toz bulutu halinde dolaşıyodum .ve şimdi umarım çökmüşümdür bi yerlere... :) bide çarşamba doğumgünümdü unutmuşum sabaha doğru kalktım kim göndermiş bu kadar mesajı diodum ki durum anlaşıldı... hayat tuhaf bişey ya ama güzel bazen anlamını bilmediğin onca şey arasında anlamlı olmaya çalişmakta güzel.
ae midtermimle bakışırken burda oyalanmamda güzel bundan pişmanlık duymıcak olmamda güzel pencereye vuran ağaç dallarının seslerini hayal etmekte güzel masamın üzerinde duran fotoğraflar fotoğrafların çağrıştırdığı anılar ve onlara bakınca hissettiklerim de güzel :) evet ya yaşamak güzel...
neyse (hep böyle diyorum ya kapamak için konuları) ben kaçıyorum...

ha bi de yıldızlar var ya...

hadi ona da neyse...

Pazar, Ağustos 06, 2006

:)

günlüğümde buldum bunu ne amaçla ve hangi olay üzerine yazdım hatırlamıyorum...

“Bence yanlış yoktur, kavramlar farklıdır ve insanlar birbirlerinin doğrularını yanlışlıkla itham etmekten başka bişey yapmazlar. Gerçek doğrular birilerinin onayladığı şeyler olamaz. Gerçek doğrulara ulaşmak tek taraflı bir çabanın sonucunda ortaya çıkan bir acı yumağı oluverir. Doğrulara gidilmez doğrular bize gelir veya gönderilir. Yanlışlar ise doğrular arasında değildir ve aslında mutlak varlıklarından da söz edilemez. Yanlışlar; hakikatler(gerçek doğrular)in ve doğruların içinde bizlerin tanımladığı ve hayal ettiği bir yokluktur. Olması gerekenlerin tümü ve tüm doğrularda varlıktır.”

Çarşamba, Ağustos 02, 2006

...

Muhtacım hayatımı yürüten o sözlere
Ümitsizce dinlerim her bir seferinde
Ne yapacağımı bilemez bir halde
Ezbere yaşıyorum hayatımı bile
Camdan bir perde koymuşlar sanki önüme
Cüz-i fiyatlara aldığım hayallere
İğneliyorum ucuz hayatımı yine
Mektuplar yazıyorum puslu geleceğe