:(( politika finalinden çıktım.yaw çok kötüydü beah.
büyük bi şevkle çalışmayı düşünüyoken doğru dürüst çalışamadım
zaten belliydi yani...
çarşamba da math 101 vardı.calculusla bi dönem daha :(
hani bi ara dediydim ya sosyolojiyle hukuğu gözden çıkardım diye
mathda eklendi bunlara. toptan kalıyorum yani...
ortalıkta ortaçgil ortalamayı bile bırakır dedikoduları dolaşmasa
bi ihtimal geçerim diyebilirdim....
çok mu dolduruşa geliyorum acaba.
çarşamba biraz erken çıkmışım evden geldim sınıfa
her zaman ki yerime oturdum yd nin duvarlarına sırtımı dayayıp
etrafı seyre başladım. bi yandanda aklımdan geçiriyorum
"mathdan kalırsam yazın burdayım, aslında yazın istanbul güzeldir beah" die.
sınıfta ölüm sessizliği var ön sıralarda bi çocuk oturuyo.
kalemi elinde, sıraya yayılmış, özellikle bekleme anlarında yapılan
şu bacak titretme olayına takılmış...gülmek istiyorum ama bende acaip gerginim
bu durumlarda aniden devreye giren gülme refleksim ortalarda yok
duvarlara iliştirilmiş formullere göz gezdiriyorum işe yarar bişey varmıdır die.
sınıf fena sıcak zaten nefes almakta zorlanıyorum
birer birer damlıyo herkes
arada sene başında ortaçgilin sınıfında gördüğüm bi kaç kişi var
bi kaçında derinden bir tecrübe seziyorum
etrafı emin gözlerle süzüyorlar
arkada birileri de konular üzerinden geyik çeviriyo.
kızın biri, oda belli pek stress yapmış
derin derin nefes aldığını farkediyorum
kalkıp camı açtı
yd nin pencereleri ilk kez farkettim iç içe iki kat
mantığı merak ettim kafamdaki bi kaç teoriden
en sağlamının ısı kaybını önlemek olduğu kanısına vardım.
etrafı süzen bakışlarım bikaç tedirgin bakışla çarpıştı
etrafta gittikçe sesler artıyoken arkadaşlardan bi tanesi girdi içeri
ufak bi tebessüm sonrasında
yine o nasılsın nasılsın çarpışmasıyla karşı karşıyaydım.
çalıştın çalışmadın zormu olur kolaymı geyiklerine içten içe trip atarken
gülme refleksim aniden devreye girdi.
sonra... aman neyse işte sonra sorular cevaplar
bi kaç destekli bi kaç desteksiz sallama ve bitti...
bu okul bitene kadar delirmem umarım zaten
dün gece kızlarla daldığımız konu fena kırdı kolumu kanadımı ama
bakalım...
önümde beş koca gün 3 bomba gibi sınav ve güneydoğu var...
güzeeel... güzel :)
neyse hadi ben kaçar...
Cumartesi, Ocak 13, 2007
Cumartesi, Aralık 30, 2006
sonundaaa!!!
okul bitti buna inanamıyorum
ilk dönem ilk dersler ilk sınavlar... ve bitti
okulla ev arasına sıkıştırdığım bi kaç şey olmasa hele son dönemde gerçekten çok sıkıcıydı
ama bitti... :) önümde güzel bi bayram tatili var evimi çok özledim
kafamı dinleyebildiğim kaçıp saklanabildiğim bücür bi çocuk gibi davranabildiğim bi yer: evim :)
dönem değerlendirmesi yapıyorum kafamda da aslında bölümümü pek bi sevdim :)
pek çok sorumu ve ilgi alanlarımı tatmin edebileceğim bi yerdeyim
bunu itü taşkışla kampüsünde bi bilgisayar başında
ayşe projesiyle ilgili koştururken bir kez daha farkediyorum :)
mimarlık mühendislik kısmen tıp bana göre bölümler değilmiş.
bayram dönüşü finaller var sonra da antep urfa mardin... :)
umarım güzel bi tatil olur... neyse geveleyip duruyorum
tatil sonrası tekrar görüşürüz... saygılar...
ilk dönem ilk dersler ilk sınavlar... ve bitti
okulla ev arasına sıkıştırdığım bi kaç şey olmasa hele son dönemde gerçekten çok sıkıcıydı
ama bitti... :) önümde güzel bi bayram tatili var evimi çok özledim
kafamı dinleyebildiğim kaçıp saklanabildiğim bücür bi çocuk gibi davranabildiğim bi yer: evim :)
dönem değerlendirmesi yapıyorum kafamda da aslında bölümümü pek bi sevdim :)
pek çok sorumu ve ilgi alanlarımı tatmin edebileceğim bi yerdeyim
bunu itü taşkışla kampüsünde bi bilgisayar başında
ayşe projesiyle ilgili koştururken bir kez daha farkediyorum :)
mimarlık mühendislik kısmen tıp bana göre bölümler değilmiş.
bayram dönüşü finaller var sonra da antep urfa mardin... :)
umarım güzel bi tatil olur... neyse geveleyip duruyorum
tatil sonrası tekrar görüşürüz... saygılar...
Salı, Aralık 26, 2006
yine ordan burdan
epeydir yoktum ortalıklarda bi kaç iş güç vardı ikinci midtermler falan...
artık iyiden iyiye attım çömezliği de... :)
aslında yazacak kayda değer bişey de yoktu o yüzden geçmedim bilgisayar başına
ama geçen bi arkadaşla konuşurken farkettim de yazmazsam olmaz...
ilerde bi zaman anne baba olunca bişeye çok dikkat edin
çocuğunuz bi oyuncağından sıkılınca ona yenisini almayın hemencecik
oturup bi baksın sağına soluna, keşfetmeyi öğrensin
sonra alışırsa devam edip giden bi hastalık haline geliverir o sevimli bulduğunuz şımarıklığı
insanları oyuncak gibi görüp geçmişini bi insan mezarlığına dönüştürür.
olmaz ya ama yinede siz dikkat edin...
artık iyiden iyiye attım çömezliği de... :)
aslında yazacak kayda değer bişey de yoktu o yüzden geçmedim bilgisayar başına
ama geçen bi arkadaşla konuşurken farkettim de yazmazsam olmaz...
ilerde bi zaman anne baba olunca bişeye çok dikkat edin
çocuğunuz bi oyuncağından sıkılınca ona yenisini almayın hemencecik
oturup bi baksın sağına soluna, keşfetmeyi öğrensin
sonra alışırsa devam edip giden bi hastalık haline geliverir o sevimli bulduğunuz şımarıklığı
insanları oyuncak gibi görüp geçmişini bi insan mezarlığına dönüştürür.
olmaz ya ama yinede siz dikkat edin...
Cumartesi, Aralık 02, 2006
neler öğrendim şu hayattan!!!
minimum beklenti kuralı
kuralın ön şartı:biraz kendini bilme, birazda tahmin yeteneği
kuralın ön şartı:yapılan ön görüleri karıştırıp ön yargıya dönüştürmeme yeteneği
kuralın ön şartı:üsteki iki kural...
ön şart:birazcık öngörü yeteneği ve sabır
dipnot:son olarak bu kuralların doğru işlemesine tek engel aşktır o yüzden asla aşık olma...
kuralın ön şartı:biraz kendini bilme, birazda tahmin yeteneği
kural basit. ana mantığı atılan her adım için en az beklenti içersinde olmakveçelik yelek kuralı
hatta bazı durumlarda hiçbir beklenti içerisinde olmamak...
kuralın ön şartı:yapılan ön görüleri karıştırıp ön yargıya dönüştürmeme yeteneği
bu kuralı pek çok alanda kullanabilirsin.mesela arkadaşlıkta.yeni biriylegarantici olma
taniştın diyelim, önce bi oturup ön görüşme yap kendinle.bu insanın ne gibi bi
zararı olur bana, en kötü ne yapabilir diye.düşün biraz sonra bunları topla bi
rafa kaldır ve bu tanışıklığa devam et. arkadaşın olsun bu şahıs sonra sana
kazık mı attı arkandan mı konuştu sen zaten biliyodun böyle bişey olabileceğini
ve adımlarını ona göre atmıştın çelik bir yeleğin vardı yani kapatırsın o
sayfayı olur biter...
kuralın ön şartı:üsteki iki kural...
minimum risk maksimum mutluluk getirir mi? cevap: kesinlikle evetkeçilik yapma kuralı
(herkes aksini iddea etse de...)
ön şart:birazcık öngörü yeteneği ve sabır
iyi düşün, diret, ölç tart, zor karar ver, hatta bu zamanı uzun tut ama bunot:bi kaç detay daha.en eften püften bişey için bile sözünün eri ol.büyük laflar etme.sorulmadıkça kendin hakkında keskin laflarda etme.ve gerçekten biyerlerde bi şeyleri değiştireceğine inanmıyosan topluluk içinde görüş bildirme...
karardan asla geri adım atma.
dipnot:son olarak bu kuralların doğru işlemesine tek engel aşktır o yüzden asla aşık olma...
Salı, Kasım 28, 2006
herşey iyi de!
merhaba, bu aralar hayatımda pek bi güsel şeyler oluyo, derslerde fena sayılmaz(sosyoloji ve hukuğu gözden çıkardım diğerlerinden hala umudum var), haftasonu bi numaralı arkadaşlarımlada görüştüm dertleştim hasret giderdim,keyfime diycek bişey yok yani bu aralar :)
bunlar dışında hani şu benim bi iki metre karelik özel alanım dışında gözüme batan beni şiddetle gıcık eden bi kaç şey var etrafta.malesef o kadar abzürt insan varki etrafımda hala ailesinin bi numaralı küçük şımarık kızıymış gibi davranan ve dünyayı arka bahçelerindeki oyun parkıymış gibi gören bi dolu insan..."saçım makyajım" dışında hayata dair hiç bişeyi olmayan insanlar bunlar.samimiyetsiz, soğuk, çıkarcı...bazen diyorum görme şunları geç git yanlarından aldırma.tmm o kolayda asıl beni çıldırtan ilerde bi gün bi şekilde bunları görüp geçemiceğim bi durumda karşıma çıkmaları...yaw insanın bi...off offf neyse ya.galiba bunlarada bi şekilde alışılıyo :(
neyse artık düşünmücem aldırmıcam bu gibilere.ooohh yazdım döktüm içimide.diyorum ya bu aralar iyiyim ben :) keyfimde yerinde :) hadi görüşürüz sonra ben kaçtım....
bunlar dışında hani şu benim bi iki metre karelik özel alanım dışında gözüme batan beni şiddetle gıcık eden bi kaç şey var etrafta.malesef o kadar abzürt insan varki etrafımda hala ailesinin bi numaralı küçük şımarık kızıymış gibi davranan ve dünyayı arka bahçelerindeki oyun parkıymış gibi gören bi dolu insan..."saçım makyajım" dışında hayata dair hiç bişeyi olmayan insanlar bunlar.samimiyetsiz, soğuk, çıkarcı...bazen diyorum görme şunları geç git yanlarından aldırma.tmm o kolayda asıl beni çıldırtan ilerde bi gün bi şekilde bunları görüp geçemiceğim bi durumda karşıma çıkmaları...yaw insanın bi...off offf neyse ya.galiba bunlarada bi şekilde alışılıyo :(
neyse artık düşünmücem aldırmıcam bu gibilere.ooohh yazdım döktüm içimide.diyorum ya bu aralar iyiyim ben :) keyfimde yerinde :) hadi görüşürüz sonra ben kaçtım....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)