Pazar, Ocak 21, 2007

finaller bitti :))))

önümüzdeki haftanın programı :))
pazar :17:30 güney meydan
pzrtesi :gaziantep
salı : halfeti birecik urfa balıklı göl sıra gecesi
çrşmba:harran mardin
prşmbe:yeşilli ömerli midyat hasankeyf
cuma :mardin diyarbakır
cumrtsi:ürgüp göreme avanos
pazar :istanbul :)))

Cumartesi, Ocak 13, 2007

final dönemi ve içinde kaybolan ben

:(( politika finalinden çıktım.yaw çok kötüydü beah.
büyük bi şevkle çalışmayı düşünüyoken doğru dürüst çalışamadım
zaten belliydi yani...
çarşamba da math 101 vardı.calculusla bi dönem daha :(
hani bi ara dediydim ya sosyolojiyle hukuğu gözden çıkardım diye
mathda eklendi bunlara. toptan kalıyorum yani...
ortalıkta ortaçgil ortalamayı bile bırakır dedikoduları dolaşmasa
bi ihtimal geçerim diyebilirdim....
çok mu dolduruşa geliyorum acaba.

çarşamba biraz erken çıkmışım evden geldim sınıfa
her zaman ki yerime oturdum yd nin duvarlarına sırtımı dayayıp
etrafı seyre başladım. bi yandanda aklımdan geçiriyorum
"mathdan kalırsam yazın burdayım, aslında yazın istanbul güzeldir beah" die.
sınıfta ölüm sessizliği var ön sıralarda bi çocuk oturuyo.
kalemi elinde, sıraya yayılmış, özellikle bekleme anlarında yapılan
şu bacak titretme olayına takılmış...gülmek istiyorum ama bende acaip gerginim
bu durumlarda aniden devreye giren gülme refleksim ortalarda yok
duvarlara iliştirilmiş formullere göz gezdiriyorum işe yarar bişey varmıdır die.
sınıf fena sıcak zaten nefes almakta zorlanıyorum
birer birer damlıyo herkes
arada sene başında ortaçgilin sınıfında gördüğüm bi kaç kişi var
bi kaçında derinden bir tecrübe seziyorum
etrafı emin gözlerle süzüyorlar
arkada birileri de konular üzerinden geyik çeviriyo.
kızın biri, oda belli pek stress yapmış
derin derin nefes aldığını farkediyorum
kalkıp camı açtı
yd nin pencereleri ilk kez farkettim iç içe iki kat
mantığı merak ettim kafamdaki bi kaç teoriden
en sağlamının ısı kaybını önlemek olduğu kanısına vardım.
etrafı süzen bakışlarım bikaç tedirgin bakışla çarpıştı
etrafta gittikçe sesler artıyoken arkadaşlardan bi tanesi girdi içeri
ufak bi tebessüm sonrasında
yine o nasılsın nasılsın çarpışmasıyla karşı karşıyaydım.
çalıştın çalışmadın zormu olur kolaymı geyiklerine içten içe trip atarken
gülme refleksim aniden devreye girdi.
sonra... aman neyse işte sonra sorular cevaplar
bi kaç destekli bi kaç desteksiz sallama ve bitti...

bu okul bitene kadar delirmem umarım zaten
dün gece kızlarla daldığımız konu fena kırdı kolumu kanadımı ama
bakalım...

önümde beş koca gün 3 bomba gibi sınav ve güneydoğu var...
güzeeel... güzel :)
neyse hadi ben kaçar...

Cumartesi, Aralık 30, 2006

sonundaaa!!!

okul bitti buna inanamıyorum
ilk dönem ilk dersler ilk sınavlar... ve bitti
okulla ev arasına sıkıştırdığım bi kaç şey olmasa hele son dönemde gerçekten çok sıkıcıydı
ama bitti... :) önümde güzel bi bayram tatili var evimi çok özledim
kafamı dinleyebildiğim kaçıp saklanabildiğim bücür bi çocuk gibi davranabildiğim bi yer: evim :)
dönem değerlendirmesi yapıyorum kafamda da aslında bölümümü pek bi sevdim :)
pek çok sorumu ve ilgi alanlarımı tatmin edebileceğim bi yerdeyim
bunu itü taşkışla kampüsünde bi bilgisayar başında
ayşe projesiyle ilgili koştururken bir kez daha farkediyorum :)
mimarlık mühendislik kısmen tıp bana göre bölümler değilmiş.
bayram dönüşü finaller var sonra da antep urfa mardin... :)
umarım güzel bi tatil olur... neyse geveleyip duruyorum
tatil sonrası tekrar görüşürüz... saygılar...

Salı, Aralık 26, 2006

yine ordan burdan

epeydir yoktum ortalıklarda bi kaç iş güç vardı ikinci midtermler falan...
artık iyiden iyiye attım çömezliği de... :)
aslında yazacak kayda değer bişey de yoktu o yüzden geçmedim bilgisayar başına
ama geçen bi arkadaşla konuşurken farkettim de yazmazsam olmaz...
ilerde bi zaman anne baba olunca bişeye çok dikkat edin
çocuğunuz bi oyuncağından sıkılınca ona yenisini almayın hemencecik
oturup bi baksın sağına soluna, keşfetmeyi öğrensin
sonra alışırsa devam edip giden bi hastalık haline geliverir o sevimli bulduğunuz şımarıklığı
insanları oyuncak gibi görüp geçmişini bi insan mezarlığına dönüştürür.
olmaz ya ama yinede siz dikkat edin...

Cumartesi, Aralık 02, 2006

neler öğrendim şu hayattan!!!

minimum beklenti kuralı
kuralın ön şartı:biraz kendini bilme, birazda tahmin yeteneği

kural basit. ana mantığı atılan her adım için en az beklenti içersinde olmakve
hatta bazı durumlarda hiçbir beklenti içerisinde olmamak...
çelik yelek kuralı
kuralın ön şartı:yapılan ön görüleri karıştırıp ön yargıya dönüştürmeme yeteneği
bu kuralı pek çok alanda kullanabilirsin.mesela arkadaşlıkta.yeni biriyle
taniştın diyelim, önce bi oturup ön görüşme yap kendinle.bu insanın ne gibi bi
zararı olur bana, en kötü ne yapabilir diye.düşün biraz sonra bunları topla bi
rafa kaldır ve bu tanışıklığa devam et. arkadaşın olsun bu şahıs sonra sana
kazık mı attı arkandan mı konuştu sen zaten biliyodun böyle bişey olabileceğini
ve adımlarını ona göre atmıştın çelik bir yeleğin vardı yani kapatırsın o
sayfayı olur biter...
garantici olma
kuralın ön şartı:üsteki iki kural...
minimum risk maksimum mutluluk getirir mi? cevap: kesinlikle evet
(herkes aksini iddea etse de...)
keçilik yapma kuralı
ön şart:birazcık öngörü yeteneği ve sabır
iyi düşün, diret, ölç tart, zor karar ver, hatta bu zamanı uzun tut ama bu
karardan asla geri adım atma.
not:bi kaç detay daha.en eften püften bişey için bile sözünün eri ol.büyük laflar etme.sorulmadıkça kendin hakkında keskin laflarda etme.ve gerçekten biyerlerde bi şeyleri değiştireceğine inanmıyosan topluluk içinde görüş bildirme...


dipnot:son olarak bu kuralların doğru işlemesine tek engel aşktır o yüzden asla aşık olma...