Pazar, Nisan 15, 2007

artık gülümsüyorum :)

merhaba format attırdıktan sonra aramız necatiyle (benim lepçik) limoniydi şimdi eski arşivime kavuşma çabası içersindeyim başından kalkmam artık bi süre. fotoğraflarıma ulaşmaya çalışıyorum şimdi arkadaşlarıma msj atıp ya ben size bi ara şu bizim resimleri atmıştım ya onları alsam olur mu şeklinde :) müziklerde halledilir zaten:) mutluyum yani artık :) ha bide calculus açıklanmış gelecek vadediyo oda.bideeeee bugun yine hayyamdaydım kendimi mutlu hissediyorum orda, arkadaşlara fotoğraf makinası aldık kıskandım.ya ben yeni bi makine mi alsam aslında benim makinam da güzel ama öfff neyse işte bu kadar. mutluyum, huzurluyum, hayat güzel, sınavlar eh işte, okul süper, bölümümü seviyorum, makinam en iyisi ve hayallerim onlar da hala benle :))

Pazartesi, Nisan 09, 2007

zırvalıyorum yine...

uzak kaldım epeyce...çok şey geldi gitti.kimisi çokça durdu, kafamı çokça meşgul etti; ama gitti.çok hata yapıyorum hatta hatalarımın çoğunu çok ama çok seviyorum ama hata yapıyorum ve pişmanlık için bile zaman bulamıyorum.o acıyı çekip kendimi tatmin edecek ufacık bi zaman dilimi...hayatımın hatalara ayrılan kısmı arttıkça kırılıyorum, eğiliyorum, parçalanıyorum, dallanıp budaklanıyorum...bi ağaç gibi...büyüyorum.kırılıyorum ve parçalanıyorum.ve zayıflıyor dallar kuruyor kimi zaman...makineleşen değersizleşen önemsizleşen hayatlarımız var bizim, hayatımızın içinde gereksiz konuşmalarımız, anlamsız uğraşlarımız ve değerli hatalarımız var...

evet değerliler...tadına varamadığımız pişmanlıklarımız var...umutlarımız var aslında bizim olmayan gelecek diye birşeye dair...bugünümüz yok bugün içinde atılmış bi adımımız yok sesimiz yok kelimelerimizse hiç var olmadılar yada hiç tamamıyla bizim olamadılar...anılarımız vardı bazen gördüklerimiz duyduklarımız belki onay verdiklerimiz.evet anılarımız vardı bizim düşüncelerimizin köşelerini yakan pürüzsüz olmalarını sağlayan mükemmelleştiren hatalardan arındıran...oysa ben hatalarımı seviyorum pişmanlığımı seviyorum çoğu zaman köşeleri de seviyorum...

ama zaman var, yol var, son var...ama yinede hatalarımı seviyorum, kırılmayı, parçalanmayı seviyorum...amaları seviyorum...amalara rağmen seviyorum...

Salı, Nisan 03, 2007

nasılsın?

bugünlerde nasıl mıyım...insan hani böle kalabalıkta ayağı falan takılır da düşer ya...rezil olduğunu düşünür hatta düşüşünün salaklığına göre başından aşağı kaynar sular dökülür...durumu çok da ciddi değilse dönüp etrafa bakar acaba önemli birileri varmı etrafta diye, öle ya düşmüştür, rezil olmuş karizmayı çizdirmiştir...işte ben düştüm hem de fena düştüm...hem ağrım sızım hem de karizmadaki çizikler hemen yanıbaşımda şimdi...

Pazartesi, Mart 19, 2007

...

sınavlardan nefret ediyorum. yok yok hayır kötü geçen ve geçmesi muhtelem sınavlardan nefret ediyorum :(

Perşembe, Mart 15, 2007

nedenleri koymalı mı hep cebe?

çok güldük, çok ağladık, çokça insan gördük tanıdık oluru da gördük olmazı da.ne şaşırdık tanıdıklarımıza ne kanıksayabildik herkes herşeyi yapar herkes herkese herşeyi söyler herkes herkesi üzebilir oldu...artık içe dönüş zamanı geldi; belki geri dönüş...neden hergün güneş doğuyor neden hergün bitiyor ve güneş son selamını verip çekiliyor sahneden, neden bir yaprak haberim olmadan yere düşüyor ve belkide şu meşhur kelebek etkisiyle değiştiriyor hayatımı, neden sorular hiç bitmiyor ve cevaplar hep yetersiz kalıyor bildiklerimiz yeter sanıp atladığımız onca şeyde,neden bazen harfleri yan yana dizerken zorlanmıyorum da kelimeler can çekiştiriyor bana, neden oturdum buraya yazıp duruyorum ve sen neden okuyorsun bunu...neyse her zaman yaptığımızı yapalım, nedenleri koyup cebimize şu cümleyi söyleyelim...boşver yol çok uzun, yürümeye devam...


"yol o kadar uzun olsaydı bazıları son selamını verip çekilirmiydi ansızın kenara hiç beklemediğimiz bir anda..."
"-sana da selam Kadir amca...artık yürümek yok ,yol yok, yorgunluk yok.
yavaş yürüyün kızlar benim kalbim var demek de yok..."