Pazartesi, Nisan 23, 2007

iyi ki :)

iyiki insan her istediğini dile getirmiyor, getiremiyor...hayat söyleyemediklerimizle güzel. içimizde kalanlarla bazen, kalıpda bizi yiyip bitirenlerle. ama bazen söylediklerimizle de güzel. denge nerde, nasıl korunur, nasıl kurulur hiç bilmiyorum... :) ama güzel söyleyemediklerim mutlu ediyor beni söylediklerimde...mutlu olmak da zor deil aslında hayat da...zor olan biziz...mutluyum :)

Pazar, Nisan 15, 2007

artık gülümsüyorum :)

merhaba format attırdıktan sonra aramız necatiyle (benim lepçik) limoniydi şimdi eski arşivime kavuşma çabası içersindeyim başından kalkmam artık bi süre. fotoğraflarıma ulaşmaya çalışıyorum şimdi arkadaşlarıma msj atıp ya ben size bi ara şu bizim resimleri atmıştım ya onları alsam olur mu şeklinde :) müziklerde halledilir zaten:) mutluyum yani artık :) ha bide calculus açıklanmış gelecek vadediyo oda.bideeeee bugun yine hayyamdaydım kendimi mutlu hissediyorum orda, arkadaşlara fotoğraf makinası aldık kıskandım.ya ben yeni bi makine mi alsam aslında benim makinam da güzel ama öfff neyse işte bu kadar. mutluyum, huzurluyum, hayat güzel, sınavlar eh işte, okul süper, bölümümü seviyorum, makinam en iyisi ve hayallerim onlar da hala benle :))

Pazartesi, Nisan 09, 2007

zırvalıyorum yine...

uzak kaldım epeyce...çok şey geldi gitti.kimisi çokça durdu, kafamı çokça meşgul etti; ama gitti.çok hata yapıyorum hatta hatalarımın çoğunu çok ama çok seviyorum ama hata yapıyorum ve pişmanlık için bile zaman bulamıyorum.o acıyı çekip kendimi tatmin edecek ufacık bi zaman dilimi...hayatımın hatalara ayrılan kısmı arttıkça kırılıyorum, eğiliyorum, parçalanıyorum, dallanıp budaklanıyorum...bi ağaç gibi...büyüyorum.kırılıyorum ve parçalanıyorum.ve zayıflıyor dallar kuruyor kimi zaman...makineleşen değersizleşen önemsizleşen hayatlarımız var bizim, hayatımızın içinde gereksiz konuşmalarımız, anlamsız uğraşlarımız ve değerli hatalarımız var...

evet değerliler...tadına varamadığımız pişmanlıklarımız var...umutlarımız var aslında bizim olmayan gelecek diye birşeye dair...bugünümüz yok bugün içinde atılmış bi adımımız yok sesimiz yok kelimelerimizse hiç var olmadılar yada hiç tamamıyla bizim olamadılar...anılarımız vardı bazen gördüklerimiz duyduklarımız belki onay verdiklerimiz.evet anılarımız vardı bizim düşüncelerimizin köşelerini yakan pürüzsüz olmalarını sağlayan mükemmelleştiren hatalardan arındıran...oysa ben hatalarımı seviyorum pişmanlığımı seviyorum çoğu zaman köşeleri de seviyorum...

ama zaman var, yol var, son var...ama yinede hatalarımı seviyorum, kırılmayı, parçalanmayı seviyorum...amaları seviyorum...amalara rağmen seviyorum...

Salı, Nisan 03, 2007

nasılsın?

bugünlerde nasıl mıyım...insan hani böle kalabalıkta ayağı falan takılır da düşer ya...rezil olduğunu düşünür hatta düşüşünün salaklığına göre başından aşağı kaynar sular dökülür...durumu çok da ciddi değilse dönüp etrafa bakar acaba önemli birileri varmı etrafta diye, öle ya düşmüştür, rezil olmuş karizmayı çizdirmiştir...işte ben düştüm hem de fena düştüm...hem ağrım sızım hem de karizmadaki çizikler hemen yanıbaşımda şimdi...

Pazartesi, Mart 19, 2007

...

sınavlardan nefret ediyorum. yok yok hayır kötü geçen ve geçmesi muhtelem sınavlardan nefret ediyorum :(