Çok şey var anlatılacak, çok şey var yazılacak, çok şey var yaşanacak... Yarınlara taşınacak, temel atılacak, inşa edilecek çok şey var... Kırgınlıkları bi köşeye alıp yeni sayfalar açıyorum bu aralar. Sayfalara temiz şeyler yazıp çizip, silgi tüketmemek, boşlukları açıklamalarla doldurmamak, saklama gereği duymamak amaç. Hepsinden daha ziyade; yazarken dokunmamak huzursuz edici herhangi birşeye ve çizerken atlamamak detayları. Dersler sık boğaz ederken, saatleri saatlere bağlayıp boşluktan aşağı itiveriyor insan, arkasından bakmaya fırsat bile bulamıyor bazen. Üzülüyorum. Ödev var, sınav var, teslim var... Ucu ucuna ilmekleniyor herşey, örülüyor birer birer. Bitti demeye nefes almaya mecali kalmıyor insanın. Yine öyle bir zamanda gecenin üç buçuğunda sabahı bekliyorum yeni başlangıçlar için.
Ha bide kelimelerimi silmişler, söylemeyeyim diye. Kimse ulaşmasın diye. Oysa çok şey var anlatılacak, çok şey var yazılacak, çok şey var... Buna da alışırsın biliyorum, buna da "Ne yapalım buda böyle!" dersin. De bakalım. Alış bakalım...
not:1 saat kazanmışım bugün yeni günden çalınmış bir saat, evet koskoca bir saat :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
İsim verin ki hakkınızda tonla teori üretüp kafayı yemeyeyim. Paylaşımcı olmaktanda çekinmeyin. Yemiyorum kimseyi.